Yeşilay Ağrı Zararlı Alışkanlıklara Karşı Seferberlik Lazım

Yeşilay Ağrı Zararlı Alışkanlıklara Karşı Seferberlik Lazım Yeşilay Ağrı Şubesi Başkanı Cihangir Aslan, zararlı alışkanlıklara karşı toplumsal seferberliğin olması gerektiğini söyledi. Uyuşturucu madde kullanımının çocuk yaşlara kadar inmesinin üzücü olduğunu bu konuda ailelerin maddi ve manevi olarak çocuklarına sahip çıkması gerektiğini belirten Yeşilay Ağrı Şubesi Başkanı Cihangir Aslan, toplumsal seferberliğin olması gerektiğini ifade etti. Uyuşturucu..

Yeşilay Ağrı Zararlı Alışkanlıklara Karşı  Seferberlik Lazım
Yazar : Tarih : Yorum Yap

Yeşilay Ağrı Zararlı Alışkanlıklara Karşı Seferberlik Lazım

Yeşilay Ağrı Şubesi Başkanı Cihangir Aslan, zararlı alışkanlıklara karşı toplumsal seferberliğin olması gerektiğini söyledi.

Uyuşturucu madde kullanımının çocuk yaşlara kadar inmesinin üzücü olduğunu bu konuda ailelerin maddi ve manevi olarak çocuklarına sahip çıkması gerektiğini belirten Yeşilay Ağrı Şubesi Başkanı Cihangir Aslan, toplumsal seferberliğin olması gerektiğini ifade etti.

Uyuşturucu ve zararlı ürünlerin kullanımının son dönemlerde yaş aralığının düşmesi toplumda endişeli bir boyuta geldi.

Her geçen yıl bu durumun daha tehlikeli duruma geldiğine dikkat çeken Yeşilay Ağrı Şube Başkanı Aslan, 10 yıl önce zararlı madde kullanımın yetişkinler arasında yaygın olduğunu ama uyuşturucu ve zararlı madde kullanımının son dönemlerde küçük yaş gruplarına kadar indiğini kaydetti.

Türkiye’nin transit bölgede yer almasının bu konuda dezavantaj olduğunu kaydeden Aslan, bahsi geçen maddelerin bundan dolayı kolay temin edilebildiğini söyledi.

“Büyük bir baş belasıdır”

Aslan, “Maalesef ülkemiz uyuşturucu madde kullanımı açısından transit bir bölgede yer aldığı için hem satımı hem geçişi hem de kullanımı açısından büyük bir dezavantajı içeriyor. Özele indirgersek bizlerde Ağrı’da sınır il olmamız nedeniyle uyuşturucu madde konusunda çok çabuk temin edilebilen bir alanda yer alıyoruz ve kullanımı da her geçen gün biraz daha alt yaş gruplarına iniyor. Bu madde kullanımı insanları kendi kişiliklerinden, karakterlerinden, sosyal çevre ve aile bütünlüğü üzerinden alıp, zararları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda psikolojik sosyolojik, kültürel her açıdan vatandaşlarımızı, öğrencilerimizi, gençlerimizi derinden etkileyen büyük bir baş belası diyebiliriz.”

“Bundan 10 yıl önce belki bu konuyu konuşmuş olsaydık uyuşturucu madde konusu sadece yetişkinler arasında konuşulan ve yetişkinler arasında söylenen birkaç konudan biri olabilirdi ama günümüzde uyuşturucu madde kullanımı çok küçük yaşlar grubuna kadar indi” diyen Aslan sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlgisizlik çocukları istenmeyen ortamlara itmekte”

“Okullarda, dışarıda, bahçede, kahvede her bulunduğumuz ortamda uyuşturucu madde kullanımının küçük yaşlara kadar indiğini bununla ilgili çok büyük önlemler alınması gerektiğini izah ediyor ve anlatıyoruz. Anne ya da baba olabilmek çocuğun sadece maddi ihtiyaçlarını karşılayıp onu göndermek ile ilişkili değildir. Çocuğun kontrolünün sağlanması lazım. Bazı anne ve babalarımız bu konuda gerek yoğunluklarının ve gerek ilgisizliklerinden, kendi kişisel özelliklerinden kaynaklanan sebeplerden çocukların takibi konusunda biraz yetersiz kalıyorlar. İşte o biraz yetersiz kaldıkları yerde öğrencilerimiz gençlerimiz uyuşturucu madde temin edilebilecek her türlü ortama girebiliyor ve bu ortamlarda uyuşturucu satan torbacı diye nitelendirdiğimiz kişilerle tanışabiliyorlar. Biliyorsunuz eğitim tek taraflı değildir. Anne babanın çocuğa öğrettiği şeyler çok fazla. Sadece eğitimlerine odaklanmak ya da sadece öğrencilerin spor yapmaları onlar için yeterli bir durum olmamalıdır. Öğrencilerin ya da çocuklarımızı eğitimlerini verirken aynı zamanda sevgiyi, şefkati, muhabbeti, sohbeti, onlardan eksik etmemeliyiz. Anne babalarımızın sürekli olarak çocuklarımızın ihtiyaçlarını sorgulayıp görebilecek bir potansiyele sahip olmalı ve olmaları da bu anlamda hizmetler açısından çok büyük bir öneme sahiptir.”

“Manevi eğitim…”
Ailelerin çocukların manevi eğitimlerine de önem vermelerinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Aslan, “Vatandaş olarak kendi evlatlarımızı yetiştirirken okuldaki başarıları ne kadar bizim için önemli ise manevi olarak eksikliklerinin tamamlanması da bizim için o kadar önem arz etmektedir. Bir çocuğun annesini ve babasını dövmemesi gerektiğini, onlara küfür etmemesi gerektiğini, en önemli ilham kaynağının aslında dinimiz bunu emrediyor olduğu konusu anlatmalıyız. Anne babaya tutum ve davranışlar, sosyal hayattaki tutum ve davranışlar dinimizde fazlasıyla yer alıyor. Bu konuda belki de toplum olarak büyük bir alanı ihmal ediyoruz. Öğrencilerimize çok büyük paralar harcayarak eğitimlerini tamamlamalarını sağlıyoruz ama gerçekten manevi eğitimleri konusunda belki de özeleştiri yapmamız gerekiyor. Fen ilimlerine harcadığımız paranın, zahmetin yarısının yarısını manevi olarak harcamıyoruz. Şimdi bir tarafı yükseltirken bir tarafın altta kalması durumunda terazi kesinlikle dengesizleşir. Onun için terazi aynı anda düzlemde tutmak lazım.” şeklinde konuştu.

“Bu konu toplumsal seferberlik gerektirir”

Aslan son olarak şunları söyledi:

“Bu konunun sadece sivil toplum kuruluşları tarafından yapılması ya da böyle bir yükün onlara devredilmesi ile ilgili vatandaşlarımıza algı yanılgılarının oluşmaması gerekmektedir. Bu konu toplumsal seferberlik gerektiren gerçekten her bir vatandaşımızı kişisel olarak etkileyen ve her birinin de ihtiyati ve sorumluluk alması gereken bir alan. Onun için hepimizin topyekûn bağımlılık ile mücadelede görev alması gerekmektedir.”

Haberci 04 (haberci_ocz04@hotmail.com)

İlk yorumu siz yazın